Off-Road Sürüs Teknikleri

  Çamurda Sürüş Üzerine Dikkat Edilmesi Gerekenler 
 
 
Çamurda 4 çeker araç kullanmak aslında buzda kaymakla kumda yürümek arası bir şeydir. Bazı çamur türleri üstte kaygan satıhlı olup altta sert bir zemin barındırıyor olabilir, bazıları ise bataklık türünde yapışkan pelte gibi bir haldedir. Farklı çamur tipleri farklı sürüş teknikleri ve ekipman gerektirir. Üzeri kaygan altı sert zeminli çamurda dar lastikler üst katmanı yarıp alttaki sert zemine tutunmak için idealdir. Bu tür çamurda geniş tabanlı lastik üst katman üzerinde yüzecek ve tabandaki sert zemine ulaşamayacaktır. 
 
Kalın yapışkan türde çamurda geniş tabanlı lastikler yüzme eğiliminde olacağı için tıpkı kum sürüşünde olduğu gibi lastik basıncını düşürmek işe yarayacaktır ki, basıncı 20-25 psi altına düşürmemek gerekir. Aslen ne tür bir çamur lastiği kullanıyor olursanız olun, geniş derin dişlere ihtiyacınız var. Aksi halde ortalama diş düzenine haiz bir lastik türü patinajda kaldığında dişler arası çamurla dolacak, tutunma yetisi kaybolacaktır. Çamur tipi lastiklerin diş araları geniştir ve bu sayede lastik kendini çamurdan temizleyebilir. Unutmayın, temas yüzeyi kısıtlı olduğu için asfaltta ses yapan bu tür lastik kum üzerinde de kazma eğiliminde olacağı için batmanıza sebep olur. 
 
Diğer arazi koşullarının aksine çamur sürüşü çamurun türüyle ilintilidir. Lastik basıncını düşürmek bataklık türü çamurda işe yarasa da altı sert zemin olan çamur türünde daha da batmanıza sebep olur. Çamurun içinde gizli kalan ağaç kökleri ya da odun parçaları lastik yanaklarını tahrip edebileceği için mümkün mertebe lastik basıncını düşürmemekte fayda var. Lastik izlerinin oluşturduğu izlerden değil de bu izler arasındaki yükseltilerden gitmek tutunma sağlayabilir ki, bazen de bu lastik izleri zemindeki sert toprağı ortaya çıkarmış olur ve bu da iyi bir tutunma için bu izleri takip etmenizin yararınıza olacağı anlamına gelir. 
 
Şu ana kadar sizin de anladığınız üzere, çamur sürüşü sırasında zemini öngörmek pek olası değildir ve her durum için farklı bir sürüş tekniğine ihtiyaç duyarsınız. Değişmeyen tek gerçek iyi bir takım çamur lastiğine ve kurtarma teçhizatına ihtiyacınız olduğudur. Çamuru alt etmenin bir yolu da lastikte zincir kullanmaktır. Zincir tutunmayı başarıyla gerçekleştirir. İki tür zincir örgüsü vardır; birincisi paralel barlardan oluşan ki, çamuru tam anlamıyla siler süpürür, diğeri de normalde karda kullanılan baklava desenli olan. Baklava desen rahat bir sürüş sağlar çünkü zincirin yere olan tahriki stabildir. Paralel barlardan oluşan ise toprağı bir palet gibi kazarak tutunur. Sürüş tarzınıza göre her ikisini de 4 çekerinizde bulundurabilirsiniz. Çamurlu araziden çıktıktan sonra, çamurun aracınızın altında her yere yapıştığını unutmayın, dolayısıyla tüm aracı iyice temizlemeniz yararınıza olacaktır. Tekerlek bağlantılarına bulaşmış küçük bir parça çamur bile ileride lastik balansını bozabilecek denli hasar yaratabilir. Yürüyen aksamdaki tüm girift bölümler, kasadaki (özellikle kapılardaki, bagaj kapağındaki) drenaj delikleri kontrol edilmeli ve temizlenmelidir. 
 
Su Geçişleri 
 
 
Su geçişleri, yol dışındaki maceranın tadını doyumsuz bir hale getirir ama öte yandan pahalıya da çıkabilir. 
 
Nedenine gelince, birincisi 4 çekerler amfibik araç değildir, yani su geçirmez değildir. İçinden geçilecek suyun derinliği aracın yerden yüksekliğiyle doğru orantılıdır. Örneğin bir Subaru Forester’ın battığı yerden bir Toyota Hilux güle oynaya geçebilir. Genel bir kural olarak; eğer su tekerlek hizasının üzerindeyse muhtemelen derindir. Su geçişi, tecrübesiz ya da hazırlıksız sürücülerin denememesi gereken bir meydan okumadır. Her ihtimale karşı yardım teçhizatı bagajın derinliklerine değil üstlerde bir yere yerleştirilmiş olmalıdır. Suyun ortasında kaldığınızda yapmak isteyeceğiniz son şey çadırın, çantaların, matın altında yardım malzemesini aramaktır.  
 
 
 
Suya araçla girmeden önce yürüyerek (belki yüzerek) su kontrol edilmelidir. Eğer yaya olarak içinden geçemiyorsanız, araçla da geçemezsiniz. Eğer akıntı sizi zorluyorsa, aracınızı da zorlayacaktır. Unutulmamalıdır ki, araç içine su alıp batıncaya kadar yüzme eğiliminde olacaktır. Öte yandan bu geçiş öncesi kontrol sırasında aksların, diferansiyelin ve vites kutusunun dinlenip soğuması için fırsat da yaratmış oluyorsunuz. Sıcak bir aks soğuk suya daldığında hızla soğur. Bu da aksın ve diferansiyel muhafazasının içindeki hava basıncını düşürür doğal olarak, dolayısıyla muhafaza havalandırmalarından havanın dışarı kaçmasına neden olur. Suyun da diferansiyel muhafazası içine girmeyeceğinin garantisi yoktur. Eğer diferansiyel havalandırmaları basıncı hemen dengeleyemezse, aks bağlantıları vasıtasıyla içeri su dolar. Bu nedenle suya girmeden önce aracı dinlendirmekte fayda vardır.
 
Su ve motor karışımı iyi bir fikir değildir hiçbir zaman. Eğer birleşirlerse sonuç eğilmiş bükülmüş pistonlar, sübaplar ve krank mili olur. Hava girişinin konumu aracın su geçişinde başarılı olup olmayacağını belirler. Dolayısıyla, hava filtresinin bulunduğu noktaya kadar batacağınız suya asla girmeyin. İlle de “oturduğum yerde ayaklarım da serinlesin biraz, hem arabanın içini de yıkamış oluruz bu arada” diye düşünüyorsanız bir snorkel edinmeniz yerinde olacaktır. Ama bu 4 çekerinizi denizaltı gibi kullanabileceğiniz anlamına gelmiyor. Motor ızgarasının önüne naylon bir muhafaza yerleştirmek suda sürekli bir ilerleme sağladığınız sürece motor bölümüne su girmesini kısmen engelleyebilir. Sonuç olarak radyatör pervanesi ateşleme sistemine doğru daha az su sıçratır, hava filtresine daha az su girer. Dizel araçlar ateşleme sistemi yapısı sebebiyle (dizel motorlarda buji yoktur) su geçişinde sıkıntı yaşamazlar. Su bulaştığında sadece bir motor teklemesi olur, bu da motora zarar vermez. Suyun ortasında kaldığınızda kapıyı açmaya çalışmak yerine camdan çıkmak daha kolaydır, böylece iç döşemeniz de yüzmek zorunda kalmaz. Ateşleme sisteminin sudan minimum zararla çıkması için önceden su yalıtıcı bir spreyle uygulama yapmakta yarar var.Günümüz araçlarında radyatör fanı motor soğukken dönmez. Motoru durdurup fanı elle döndürmeyi deneyin. Eğer rahat dönüyorsa fan kayışını çıkarmadan devam edebilirsiniz. Eğer kolay dönmüyorsa sizinki sabit tip demektir ve fan kayışını çıkarmanız gerekiyor. Çıkarmazsanız motor bölümüne su girer. Eğer 4 çekeriniz benzinle çalışıyorsa fanın içeriye su sıçratmasını asla istemezsiniz.
 
 
Su geçişi öncesinde yaya olarak suya girdiğinizde tabandaki kayaların ve çukurların durumuna paralel, derinlik kadar geçiş rotanızı da belirlemeniz gerekiyor. Tehlikeli noktaları işaretlemeniz işleri kolaylaştıracaktır. Suyun tam ortasında bir çukura dalıp hava filtresinin suya doymasını asla istemezsiniz. Tüm kontrolleri yaptıysanız suya girmeden önce emniyet kemerinizi çıkarın, pencereyi açın. İkinci viteste 1500-2000 rpm (devir) aracın burnunda bir dalga oluşturmak için yeterlidir. Çok yavaş olursanız motor bölümü yüzer, çok hızlı olursanız her yere su sıçratmış olursunuz. Suyun ortasında vites değiştirmeye kalkmayın, debriyaj setinin su ile temas etmesini kimse istemez. Eğer tekerlekler kayarsa motoru aşırı devirlendirmektense, gazı hafif kesip tekerleklerin tutunmasını ummaktan başka bir çareniz yok. Patinajın hiç bir yararı olmaz. Eğer motor teklerse vitesi boşa almadan motoru durdurup, tekrar çalıştırmayı deneyin. Şansınız varsa motor çalışacaktır. Öte yandan motor boşluğu suya doymuşken “fan kayışını çıkarmış olsaydım keşke!” diye düşünmenin pek bir yararı olmaz. Debriyaja pek bulaşmadan 1. viteste kıyıya kadar devam etmelisiniz.
 
 
 
Aks seviyesindeki ve daha derin bir su geçişi sonrası diferansiyel yağı ve su hasarı kontrol edilmeden yola devam etmemek gerekiyor. Diferansiyelin kontrolü oldukça basittir. Su yağdan daha ağır olduğu için sistemin zemininde, tam da tahliye tapasının olduğu yerde birikecektir. Dişlilerin soğuduğundan emin olduktan sonra tapayı açın ve küçük bir miktar yağı tahliye edin. Yağ eğer süt rengindeyse su var demektir, bu durumda yağı boşaltıp yenilemeniz gerekir. Eğer yağı değiştirecek yedeğiniz ve teçhizatınız yoksa, mecburen yola devam etmek durumundaysanız, ilk açışınızda bir miktar yağ boşaltın ve diferansiyelden sadece yağ gelene kadar devam edin ki, su da mümkün mertebe tahliye edilsin. Sistemin yağsız kalması hoş olmaz, o yüzden tapayı kapatın. Tahliye ettiğiniz yağı doğada bırakmayın. Bu arada sadece diferansiyel değil, motor yağı ve vites kutusu yağı da kirlenmiş olabilir ki, bu durum sadece araç su içinde uzun süre kaldığında gerçekleşebilir. 
 
Kumda Sürüş 
 
Kumda sürüşün püf noktası momentumu korumaktır. Aracın tutunması yumuşak zeminde çok hassas olduğundan, hızlanmak zor olabilir, hızlandığınızda da sürati kaybetmemek için momentumu korumak zorundasınız. 
 
Kuma girmeden önce yapılacak ilk iş lastik basınçlarını düşürmektir ki, lastiğin tutunma yüzeyi genişlesin. Böylece aracın gerilimi de azalmış olur. Optimum lastik basıncı lastiğin tipine, araca ve araziye göre değişir. Lastiğin havasının el yordamıyla ne kadar indirileceğine gelince, kolay bir yöntemi var; düz bir zeminde arka lastiğin 1 cm kadar yanına tuğla benzeri bir şey koyun. İnen lastiğin yanağı tuğlaya değdiği zaman uygun basınca ulaşmışsınız demektir. Zaten kum üzerinde yeterince tecrübe kazandığınızda parkurun durumuna paralel uygun basıncı kendiniz bulur hale geleceksiniz. Etap sonrası lastiği eski basıncına getirmek üzere ekipmanınızın yanınızda olduğundan da emin olun. Unutulmamalı ki, basıncı düşen lastik yanakları yırtılmalara karşı hassaslaşır. 
 
Batma durumunda basınç lastiğin aracı taşıyabileceği minimum basınç değeri olan 6 psi’ye kadar düşürülebilir. Fakat mecbur kalınmadığı sürece 10 psi altına düşmek lastiğe zarar verir. Düşük basınçta sürat de düşük olmalı, zemin sertleştikçe basınç yükseltilmelidir, aksi halde lastik parçalanır. Kumda öndeki aracın lastik izlerini takip etmek elzemdir çünkü kum oturmuş haldedir. Bitki örtüsü üzerinden gitmeyin, tahrip olan bitkiler çevresel bir zarardır ve erozyonu tetiklemiş olursunuz. Hızlanırken veya yavaşlarken ani tepkilerden kaçınmalısınız. Ani fren lastiklerin önünde kum tepeciği oluşturur ve hareket etmek zorlaşır. Ani hızlanmada ise tekerlekler kumu kazar ve ne kadar gaza bassanız da tutunma azaldığından dolayı yavaş gidersiniz.